Hey gidi hey!

Cuma, Ocak 23, 2009



Dün akşam uzun süredir görmediğim bir arkadaşla buluştuk. Görüşmediğimiz sürede olanlardan girip, okulun son senesine kadar gittik.

Kurtulmak için o kadar uğraştığımız zamanlara geri dönmeyi isteyeceğimizi düşünmemiştik. Parmağın kenarınındaki yarayla oynamak gibi bir tadı vardı o seneden söz etmenin; bir iki keşke yükseldi oturduğumuz masadan.



Son sene beraber çalışmıştık en çok buna yandık herhalde, derdimiz neymiş diye söylendik; gezip tozmak varken. Hayata yetişeceğiz diye sevdiğimiz şeylerden ödün vermek o zaman o kadar zor gelmemişti. Şimdi geleceğin en başarılı iş kadınlarından biri olma yolunda adım adım ilerliyor; benim yolum ise bambaşka başı nerede sonu nerede belli değil.

Hayatın bir yanından çalıp, bir yanına veriyoruz. Tam dolmayan şeylere hayıflanıyoruz. Planlardan bahsettik, 3 sene sonra şu 5 sene sonra şu. En sonunda ne yapacaksın diye sordum; "Bir köye yerleşirim herhalde! tavuklarımla, tarlamla mutlu mesut..." dedi. Güldük, zirvelerin peşinden koştururken son gaye düzlükte pineklemek.




Bir sürü düşünceyle yola düştüm bu gece. Bakalım İzmir ne halde...




Estatic Fear (loopa alınası)

9 yorum:

ayci dedi ki...

sevgili kupanin dibinde kuruyan kahve artigi,
iste bitti ve dediler al sana diploma - kagit parcasi sonucta.

is kadini, adami olmak...insana tavuk ve yumurta hayalleri kurdurtuyor. bazen ben korkuyorum ve istiyorum ki hep böyle kalayim, oysa ilerlemek gerek falan filan bunlarida biliyoruz. cok duyduk - belki duydugumuz icin fenalik geliyordur artik.

bu yaslarda mi hep bir 5-6 sene sonrasini düsünürüz emin degilim, ama 5-6 sene sonra baktigin zaman hersey daha farklidir. ve genelde daha hizli gelismistir.

sen simdi böyle anlatirken, halimize baktim uzun süredir görüsmedigim arkadaslarla...güldüm gülümsedim - herkes ayni dertlerin altinda farkli yasamlarda. hayat bu yüzden güzeldi. herkes bir baltaya sap olma pesinde. ama nedir ki? yani balta sapi mi istiyor? sapsiz balta olmuyor mu? olunmuyor mu?

5-6 sene sonra kadinlarin geneli, anne olma derdine olacaklaridir - büyük bir ihtimal - gerci anne olmak 35 kadar cikti ya...sperm bankalari sagolsun 40lariz biz bu durumu!!!

hayattan ve durumlardan emin degilim. disarlarda birseyler oluyor farkindayim, duyuyorum - fakat ben kendim icerde kalmis hissediyorum kendimi - fakat icim fazla büyük - disarsini istiyorum...

ne bileyim skull...bu yazin cok bir sürü düsünceyle yatak yoluna düsürdü beni...eminim ki rüyamda bir sürü düsünceyle ugrasip ve hic bir sonuca varmayarak sabah uyandigimda...herseye ragmen mutlu olcam.

cünkü mutsuz, kararsiz, temkinli veya tedirgin olmak bile mutluluktur bazen.

iyi geceler yedi cüceler

Can dedi ki...

ayçi ben saptı baltaydı kazmaydı bunları hala düşünemiyorum.sevdiğim bir arkadaşın böyle hayat memat koşuşması içindeki halini garipsedim sanırım; yakında dediğin gibi evlenen falan da çıkar. o zaman neler düşünürüm acaba; amca olucam diye salak bir tebessüm geçer herhalde suratımdan :D

ayci dedi ki...

aman tanrim biliyormusun benim yasitlarimin bir cogu anne! ben kendime bakiyorum aynada...pacamda anne anne diye cekistiren bir cocuk düsünemiyorum!

hani sözde annelik duygulari filan geliyormus - haniiii? nerdeee? ben göremiyorum!

bilyormusun skull, iste tam bu noktada o kadar ayni fikirdeyim ki seninle:

"bir arkadaşın böyle hayat memat koşuşması içindeki halini garipsedim sanırım"

hani su gidisatlar vardir ya...ben onlara birakiyorum kendimi, belki kimisine göre gidisat kötü - ama kötü olsa bile bu benim kötüm olsun - ne fark eder ki.

bak bir huzur kapladi simdi icimi...skull, büyümek bu mudur bilmiyorum! ama sira arkadasin, lisede sacini cektigin kiz veya lisede sacini ceken erkek...bir gün karsina geciyor ve birden herkesin kendi hayati oldugunu görüyorsun ve kosusturmacalar!

laf uzadikca uzuyor - ben sadece ve bir kez daha bunu demek istiyorum, evet bu son post - beni cok ama cok etkiledi - herhalde tamda ortasinda oldugum icindir, hayatin, hayallerimin ve kendimin.

ve simdi gercekten yatmaya uyumaya gidiyor ve
iyi geceler yedi cüceler diyorum!

MoonSun dedi ki...

Galiba en cok huzur veren sey de duzlukte pineklemek olsa gerek :)) Zirve stress ve mucadele dolu :))

Can dedi ki...

ben kendimden sıkıldım bu postta ama böyle kafamdakileri döküpte birini daha böyle düşünceler içinde görünce mutlu oldum. allahtan memlekette deli çok. (sen memlekette değilsin ki! :P)

moonsun; hırs, başarı, tembellik, mücadele, huzur... izmir güzel demişmiydim :)

BitteR dedi ki...

lisedeki küçük sandalından kıyıda 2nefes alıp geçersin ünide bineceğin tekneye.. 4 gözünü verirsin her birine be ve yılların sonunda ondan da kurtulmayı kutlamak için seni denize atarlar :) ıslak ıslak, olmayan can simidine sarılırken adının eş anlamının susamsız bişey olduğunu anlayıp saçmalar ve dünyaya açılırsın titaniğinle en derininden jack dawson'casına.. sonra 2 damla kahvenin 40 yıl hatrı oluor dioruz ama bu okyanuslar da neyin nesi lan can..

Can dedi ki...

su kaçtı bir kere melish; olan oldu. Her sabah okyanusa karşı 2 damla kahvem olsun 40 yıl kolay geçer.

AQUILA alias Jade dedi ki...

.... sabah sabah .... hayat kisa, ya$amana bak... yok sen yazma böyle $eyler... insani istifa etmeye, okulu birakip bir deniz kenarina kacmaya itiyor...

superior dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.