.

Cumartesi, Temmuz 17, 2010

O gitti.

Kapıyı çarparak değil sessizce.
Tek istediği yaşadığı hayat dışında bir şeydi. O da herşeyi bırakıp gitti.

Gidişine ne sevinen oldu, ne de üzülen. Hiçbir anlam ya da duygu yüklemeden sadece gitti.
Yaşadığı hayat alabildiğine sade ve tekdüzeydi. Gidişi de öyle oldu.

Ben ne git diyebildim ne de kal. Ne affedebildim; ne de af dileyebildim.
Bu sükuneti bozmak günahmış gibi sessizce izledim...

ne de olsa onun oğluydum...


7 yorum:

AQUILA alias Jade dedi ki...

...

kgb dedi ki...

senden gitmesin emi

Can dedi ki...

denecek fazla bir sey yok. zaman gosterecek bazi seyleri. simdilik hersey muallakta.

kgb dedi ki...

su akar yatağını bulur(muş)

dersaadet dedi ki...

Ölümü anımsattı bana bu yazı ama umarım içinde ölüm yoktur. Çok güzel anlatmışsın duygularını, tebrik ederim.

Can dedi ki...

yok sukur ki olum yok. bir baska yol oykusu.

dersaadet dedi ki...

O vakit, her gidişin bir dönüşü de vardır diyerek ferahlatalım içini ne dersin?