Saraybosna

Perşembe, Ağustos 19, 2010

Bir haftasonuna iki dugunu sigdirdiktan sonra 4 agustosta ters giden islerden ve sicaktan kafamin tasinin atmasi uzerine kendimi once Saraybosna da buldum.
Bosnayla ilgili ilk soyleyecegim sey sagda solda yazilanlari okumakla hic vakit kaybetmeyip bir an once gidip gorulmesi gereken bir yer.
Istanbuldan yola ciktigimda deyim yerindeyse cehennem gibi bir gun vardi. Saraybosnaya iki saat bile olmadan vardigimda hava serin, hafif bulutlu ve biraz kasvetli gibiydi. Ozellikle kalacagim yere giderken yolda savasin izlerini tasiyan onca binayi gorunce bir an 17 yil once televizyonda gordugum goruntuler gozumde canlandi. Ben iki zaman arasinda gidip gelirken adrese coktan ulasmistik.
Burada ise baska bir suprizle karsilastim, cunku bosnada en guzel sey insanlar; herkes canayakin yardimsever ve neseli. Sehir ne kadar huzunluyse insanlar da o kadar eglenceli. 6 gun icinde bir gun dahi sikilmadim. Turlar, binalar, tunel ve hikayeler; diger yandan nehir, selaleler, gece hareketli mekanlar, harika yemekler, bascarsi... Sanki baska bir ulke degil, o kadar bizden o kadar tanidik tatlar mevcut. Her gun ayri guzeldi.
Dedim ya burada anlatmakla olacak gibi degil kesinlikle gidip gormeli, orayi ziyaret eden herkesin dedigi sey buydu; cok farkli anlatiliyor nasil bir yer oldugunu insan gorunce anliyor.


...sirada koprusuyle meshur Mostar var.

1 yorum:

AQUILA alias Jade dedi ki...

seyir defterime yazilacak bir yer daha :)

ho$ vakit gecirip, begenmene cok sevindim ;)