aradiginiz Cana ulasilamiyor;
-sangayda bir karaoke barda
-sydneye inen bir deniz ucaginda
-singapurda bir plajda olabilir
.....gerisini sen dusun gibi. bu mesaj kendini imha falan da etmiyecek hatta uyuz uyuz aylarca burda kalabilir.
ne diyorduk
indirdim sarteli oyle yasiyorum 3 haftadir. sicak beynimin tum hucrelerine islemis durumda, ben tropik olmusum aglayanim yok.
ilginc bir reklam opecegim diyorsan gir op; yoksa... ya istemiyorsam ne olacak onu yazmamis ama istiyorsan gir op. aferin efes yaz sicagina bu giderdi ama benim efesim de yok (kasik da yoktu zaten ama onu gelecek sefere sakliyorum)
malayca bana soylemesi bile garip gelen bir dil. o yuzden fazla karistirmayacagim. buradan singapura gecmek cok kolay, ufak botlar var karinca surusu misali. buradan tayland oradan hindistan. deniz suyu kacmis diyorlar cikmaz insallah.
fotograf makinasi alicam. bir nikoncu mudahale etmezse ben de conan(?) olucam. daha sert geliyor kulaga, bana da dayanikli bir sey lazim.
-conan abi var mi otesi!
(hep malayca sarkilarin yan etkisi bunlar mala bagladim -bak yine-)
opecegim diyorsan gir op(?)
Gönderen Can zaman: 6/20/2009 01:08:00 PM 1 yorum
Etiketler: denizde
ver coskuyu ver coskuyu
bir orada bir burada!
tam cine alismaya baslamistim tam gozlerim hafiften gerilmeye baslamisti; yine yol gorundu.
avustralyanin dogu kiyilari bu zamanlar bana nasil olur? o bana oldu diyelim ben ona olur muyum?
cin gunlugu bekleyenlere aci haber; fotograf makinem beraberinde sirt cantam, beraberinde cektigim fotograflar, beraberinde askerlik tecil evraklarim (en cok bu koydu); bir cinliyle kayiplara karisti.
burdan kendisine seslenmek isterdim ama okuyuculara ayip olacak!
bununla beraber bu cinlilerden korkulur; beni bile kopyalamis olabilirler su iki haftada!
simdilik bu kadar
bu yazi kendini imha etse daha guzel olurdu zannimca!
Gönderen Can zaman: 5/11/2009 03:57:00 PM 7 yorum
Etiketler: gemide
Can Vs Çekirge
Bugün yirmi üç nisan bir garip oluyor insan.
"daha dünkü bok" (çok ayıp) diye bir tabir vardır nedense nisanın bugününde bu gelir aklıma. Günün anlam ve önemini belirttikten neyse diyelim boğaza geri dönelim:
Çine geleli daha bir gün olmadı ama bir sürü ot-püsür şeye tanık oldum. bir kere adamlar havadan geçen uçağı bile bürokrasi uğruna önce indirip sonra iki saat uğraştırıp tekrar yoluna yolcu ediyorlar.
Günün en şanslı insanı gümrük polisiydi pasaportumda maden buldu bir ara; altın ya da elmas. elince sarraflardaki büyüteçle -abartmıyorum- 15 dakika inceleme yaptı. o kadar zamandır cebinde taşı; değerini bilme üzüldüm kendi halime.
Bir çinliye olur da derdinizi bir şekilde anlattınız bir şey istediniz; sakın fikrinizi değiştirmeyin. üç ayrı yerde geldi başıma üçünde de istediğimi elde edemedim.
Ortam süper, misafire saygı da mükemmeller ama ne yazıkki iletişim ve anlaşma konusunda herhangi bir becerileri yok. çince bilmeyen birinin, insanlarla anlaşmasının tek yolu sessiz sinemadan geçiyor ama burdakiler bu oyunda da hiç iyi değiller haberiniz olsun.,
Yemek konusunu sonraya saklayacağım biraz daha görüp tatmadan karar vermek haksızlık olur.
Arkası yarın...(yersen)
Gönderen Can zaman: 4/23/2009 07:31:00 PM 11 yorum
Etiketler: yolculuk
remix
güzel müzikleri de severim
güzel film müziklerini
daha çok severim
Franz Ferdinand - Ulysses
Gönderen Can zaman: 4/15/2009 01:38:00 PM 4 yorum
Etiketler: can sıkıntısı
Yeşilmişik
tam size göre olsun
bavul toplandı. bavulları sevmeme rağmen dünyanın bir ucuna giderken illa ki bir bavul gerekiyor. bir sırt çantası şimdilik yetmiyor. eminim bir gün o da olacak. üstünde biraz daha çalışmam gerekecek bu konunun.
bugün gemideki arkadaşla konuştum ne zaman geleceksin diye soruyor. sesinden sabırsızlık akıyor belli bir bekleyeni var.
aramışken oradakilerin bir listesini aldım; ilk defa gittiğim yerde tanıdık birkaç yüz olacak; bunun değerini anlatmak zor.
bir ara şirkete uğramam lazım çünkü henüz nereden katılacağım belli değil. shanghai ya da zhousan adası. ben başkent olsun istiyorum. bilmediğim bir yerde kaybolmayalı uzun süre oldu. insan bunu bile özlüyor.
istanbulda bu hafta yağmur yağmasın istiyorum, ne de olsa festivaller haftası. bunun için nereye başvurmam lazım henüz bulamadım.
bahar gelmiş. insanın kanı kaynıyor. bir de yorgan gitse de kavga devam edermiş; ben bunu bilir bunu söylerim. inatçı mıyım neyim!
If There Is Some Thing
Gönderen Can zaman: 4/14/2009 05:12:00 AM 10 yorum
ordan burdan..

bu yaştan sonra dişçi fobisine sahip olacağım yakında. doktor duy beni, senin taş temizlemek dediğin şey benim için çin işkencesi. ayrıca dişimi kırarım diye yemin etmeyin; etseniz bile kırmayın!
geçen hafta toprağa dokundum ota börtü böceğe karıştım ama sarmadı; benim gidesim geldi. hani topraktan geldik toprağa gidiyorduk. bak bu yol ıslak!
dağıtmanın kelime anlamını pratik açıdan inceledim bu hafta. akşam dağıttıkça gündüz toparlamadım. ben toparlamadıkça herşey biraz daha karıştı. dananın kuyruğunu kopardım, zurnanın zırt dediği yere geldim. ortaya karışık bir haftadan geriye aklımda hiç bir şey kalmadı. bunun üzerine bu cumartesiyi evde yemeye karar verdim.
saçımı uzatıyordum kaç zamandır. bir ara bir halta benzedi sonra o malum geçiş evresi geldi. çok canım sıkıldı. tehdit ettim hepsini tek tek, "keserim seni" dedim; dinletemedim. bir ara üşenmezsem halledicem.
uzarken garip bir şey oldu; bana papaz muamelesi yapıldı bir de üstüne günah çıkartıldı bunu bir türlü anlayamadım. bir güzel birlikteliğin daha sonuna gelinmiş, taraflar birbirini tanımaz olmuş, yıllarca birikmişlik artık o bendin arkasına sığmaz olmuş. ne kadar daha dayanır bilinmez; belki bir kaç ay. her çirkin şey biter -bakış açısı-.
bir ev almayı düşünüyorum. biraz ters bir yerde olsun istiyorum. yosun kokusu duyulsun istiyorum. izmir'i çok düşündüm ama bir türlü evet diyemedim. şu an için aklımdaki yer dalyan. hiç bir zaman uzun süren alışverişleri sevmedim; bu seferki de biraz kumar olacak.

moby - extreme ways
Gönderen Can zaman: 4/05/2009 03:51:00 AM 8 yorum
Etiketler: karada
çin ali
doğu uzaktır da batı yakın mıdır?
-biraz kafanız şişebilir olacak o kadar-
Gönderen Can zaman: 3/29/2009 02:32:00 AM 6 yorum
Etiketler: people's republic of china
